SAYFA YÜKLENİYOR...
Son günlerde Başpiskopos Yeorgios tarafından yapılan açıklamalar tarafımızdan dikkatle takip edilmiştir.
Kıbrıs adası, tarih boyunca farklı din ve kültürleri barındıran nadir coğrafyalardan biri olmuştur. Bu çok kültürlü yapı, karşılıklı saygı ve hoşgörü içerisinde yaşama iradesi ile şekillenmiştir.
İslam medeniyeti de asırlar boyunca bu anlayışın en güçlü temsilcilerinden biri olmuştur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu husus açık bir şekilde ifade edilmektedir:
“Dinde zorlama yoktur.” (Bakara Suresi, 256. Ayet)
Yine Kur’an-ı Kerim’de farklı inançlara karşı yaklaşım şu şekilde ortaya konulmaktadır:
“Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” (Kâfirûn Suresi, 6. Ayet)
Bu temel ilkeler, İslam’ın özünde hoşgörü, inanç özgürlüğü ve biribirine saygı göstererek yaşama kültürünün bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kıbrıs Türk halkı ve kurumları da bu medeniyet anlayışının bir yansıması olarak, geçmişten bugüne tüm dini inançlara saygı göstermiş, ibadet özgürlüğünü korumuş ve farklı dini mirasların yaşatılmasına katkı sağlamıştır.
Bu çerçevede, dini makamları temsil eden kişilerin açıklamalarında ayrıştırıcı, yıkıcı ve huzuru bozan bir dil kullanmamaları büyük önem arz etmektedir. Tarihsel gerçeklikleri göz ardı eden veya halklar arasında ayrışmayı derinleştiren söylemler, adadaki huzura zarar verme riski taşımaktadır.
Aynı adada komşu olarak bir gelecek inşası; geçmişi tek taraflı yorumlamakla değil, karşılıklı anlayış, saygı ve diyalog ile mümkündür.
Tarafımız, her zaman olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde farklı inançların bir arada huzur içinde yaşayabildiği hoşgörü ortamını desteklemeye devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.