Gelin insanlık için vakıflara sahip çıkalım.

haber725-2

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter, Ankara’dan dünyaya seslendi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter, Ankara’da düzenlenen “Kıbrıs’ta Son Söz” panelinde Maraş ve Vakıflar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Benter, Osmanlı döneminde vakıf sisteminin iç huzur ve refah için önemli olduğunu belirterek, “toplum mallarını iyi bir amaç için vakfediyor, bu mallardan elde edilen gelirlerle fakirler doyuruluyor, öksüz yetimlere sahip çıkılıyor ve çocuklar okutuluyordu” dedi. Kıbrıs’ta bugüne kadar çeşitli amaçlarla 2 bin 200 vakıf kurulduğunu belirten Benter, bu vakıflar sayesinde toplumda dayanışma ve yardımlaşmanın sağlandığını kaydetti. Benter, Ada’ya İngiliz İdaresi’nin gelmesiyle vakıfların kaderinin değiştiğini, yüzyıllardır işleyen bu iyilik sisteminin büyük zarar gördüğünü ifade etti.

“MARAŞ VAKIF MALI”
Benter, Evkaf olarak Kıbrıs’taki vakıf mallarının şahıslara hukuksuzca devrine karşı yıllardır hukuk mücadelesi verildiğini kaydederek, göreve geldiği 2013 yılından beri vakıf mallarını kuruma geri kazandırmak için yoğun bir uğraş içerisinde olduğunu söyledi. Maraş örneğine de değinen Benter, bölgenin geçmişte vakıf malı olduğunu tüm tarafların kabul ettiğini, ellerindeki belgelerle vakıf mallarının İngiliz Yönetimi döneminde sistematik olarak şahıslara devredildiğini belirtti.



haber725-3

“YOĞUN BİR UĞRAŞ VERİYORUZ”
Benter, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu gasp arşivlerimizde belgeleriyle ispatlıdır ve Evkaf olarak tabi ki Kıbrıs’taki vakıf mallarının şahıslara hukuksuzca devrine karşı yıllardır bir hukuk mücadelesini vermekteyiz. Benim göreve geldiğim 2013 yılından beri de aktif olarak vakıf mallarını tekrar kuruma geri kazandırmak için yoğun bir uğraş veriyoruz. Bu hukuki detayları hukukçularımız ve konunun uzmanları anlatacaktır. Ben sizlere vakıfların da temelini oluşturan insani ve ahlaki yönünden bahsetmek istiyorum.

“HANGİ AHLAKLA AÇIKLAYABİLİRSİNİZ?”
Kolaylıkla anlaşılacağı gibi, vakfedilmiş bu malları siz vakıfların elinden alırsanız, toplumda var olan sürdürülebilir bir dayanışma mekanizmasını kökünden yok etmiş olursunuz. İnsani bir soru soralım: İster Türk olsun, ister İngiliz, isterse Rum… Kim iyilik için kullanılan vakıf malının gasp edilmesine “Evet” diyebilir? Bunu diyen, bunu uygulayan iyi ve etik bir insan olamaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu uygulamaya doğrudur diyebilecek bir kişi olduğunu da ben düşünmüyorum. Diyelim ki siz bir şekilde hukuki bir açık buldunuz ve vakıf malını ele geçirdiniz… Bunu hangi ahlakla açıklayabilirsiniz? Kim buna doğrudur diyebilir?

“HATADAN DÖNMEK BİR ERDEMDİR”
Yönetimler ve hükümetler geçmişte hata yapmış olabilir. Hata insana özgüdür ancak hatadan dönmek de bir erdemdir. Buradan Kıbrıs’ta yönetimde bulunmuş herkese seslenmek istiyorum. Gelin, “Biz hata yaptık, vakıf mallarına el koyduk.” deyin “Vakıf mallarını kişilere verdik, bu kişileri zengin ettik, ama buradan gelecek gelirlere muhtaç fakiri yetimi ihtiyaçlıyı düşünmedik” deyin.

haber725-4



“SİSTEMATİK OLARAK ŞAHISLARA DEVREDİLDİ”
Maraş örneğine gelecek olursak, bu bölgenin geçmişte vakıf malı olduğunu tüm taraflar kabul ediyor. Elimizdeki belgelerle biliyoruz ki buradaki vakıf malları İngiliz Yönetimi döneminde sistematik olarak şahıslara devredilmiştir. Bu kişiler de buralara oteller turizm tesisleri yaparak zenginliklerine zenginlik katmıştır. Şimdi ise “mağdur olduk” diye söylemektedirler. Ben de soruyorum, siz vakıf malını gasp ederken buradan gelecek yardıma muhtaç kişiler mağdur olmadı mı? Tüm İngiliz, Rum ve Türk toplumuna ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki saygıdeğer yargıçlara soruyorum: Kişilerin daha zengin olması için mi mücadele etmeyi tercih edersiniz? Yoksa yardım amaçlı vakfedilmiş malları insanlığın hizmetine tekrar sunmak için mi?

“EVKAF’IN GELİRİ VAKFEDİLMİŞ MALLARDAN”
Kıbrıs Vakıflar İdaresi, günümüzde kendini sağlık, eğitim, kültürel ve sosyal yardımlara adamıştır. Tüm dünyayı kemiren bir hastalık olan tüketim çılgınlığı ve bencilliğe karşı, dayanışma, yardımlaşma ve karşılıksız iyilik kavramlarını yüceltmeye çalışan bir kurumdur. Evkaf’ın yegane geliri, vakfedilmiş mallardan gelen gelirlerdir. Bu mallara ve gelirlere uzatılan eller, yaptığımız yardımlara uzatılmıştır; fakirin ve yetimin hakkına uzatılmıştır.

“MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”
Ben bugün bu konferansta çıkıp vakıf malını geri almak için savunma yapmaktan utanıyorum. Hala çıkıp mahkemelerde vakıf malını geri almak için mücadele etmekten utanıyorum. Kendimizi gelişmiş ve iyi insanlar zannettiğimiz bu yüzyılda, aslında atalarımızın kurduğu iyilik sisteminden çok uzaktayız. Düşünsenize, tüm insanlığa yardım amacıyla sürdürülebilir bir sistem kurmuş olan atalarımızın mallarını geri almak için hala mücadele etmek zorundayız.

“VAKIF MALINI GASP ETMEK İNSANLIK SUÇU”
Kıbrıs’ta ve dünyanın neresinde olursa olsun vakıflar insanlığın ortak değeridir. Bu değere sahip çıkmak hepimizin görevidir ve insanlığımızın esasıdır. Vakıf malını gasp etmek ise insanlık suçudur. Sözlerimi bitirirken Kıbrıs Vakıflar İdaresi olarak Kıbrıs’taki tüm vakıf malları için mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Tüm insanlığı da bu haklı davamızda bize destek olmaya çağırıyorum. Kıbrıs Vakıflar İdaresi adına sizleri saygıyla selamlıyorum ve sloganımızı hatırlatmak istiyorum: “İnsanların en değerlisi, insanlara faydalı olandır.”

KAYNAK: Kıbrıs Haberci | 23.09.2019