haber164

Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, Hakikat gazetesi Haber Müdürü Buğra Acar'a amaçlarını anlattı;

Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, Hakikat’in sorularını yanıtladı “Yeniden yapılanırken birinci amacımız vakfın hakiki görevinin ne olduğunu tekrar kitlelere öğretmek ve uygulamaktır” diye konuştu

Bender, Kıbrıs’tan 1979 yılında ayrılıp 35 yıl sonra tekrar geri döndüğünü anlatarak “Göreve gelir gelmez ilk yaptığım iş kurumu inceletmek oldu ve Türkiye’de bir araştırma vakfı ve DAÜ’den bir kaç profesöre vakıfları incelettik. 1 yıllık incelemeden sonra vakıflarla ilgili güçlü veya zayıf yönlerin neler olduğuyla ilgili stratejik bir plan ortaya çıktı ve biz de bu plana göre çalışmalarımızı başlattık” dedi.

 

400 yıllık Vakıflar neredeyse unutulmuş

“En büyük problem vakıfların özünü unutmuş olmasıydı. 400 yıl önce kurulan bu vakıflar niçin vakfedilmiş, bunlar unutulmuş. Dolayısıyla yeniden yapılanırken birinci amacımız vakfın hakiki görevinin ne olduğunu tekrar kitlelere öğretmek ve uygulamak, dolayısıyla bu konuda araştırmalar başlattık eğitimler başlattık. ‘Vakıflar İdaresi’nin görevleri ne olmalı?’ bu konuda eğitimler başlattık. Ayrıca Türkiye’nin Vakıflar İdaresi ile ilgili ortak projeler başlattık. Bunlardan biri örneğin emlak sisteminin yenilenmesi. TC Vakıflar İdaresi büyük paralar harcayarak çok güzel bilgisayar sistemleri geliştirdi. Amacı vakıf mallarının nerede olduğunu rahatça tespit edebilmek, verimli şekilde kulanmak ve takibini yapmak. Bu bizim yeniden yapılanma projemiz altında Türkiye Vakıflar İdaresi bu sistemi bizim yapımıza uyacak şekilde değiştirdiler. Aralık ayında bu yeni sisteme geçtik. Bu çağ atlamaktır bizim için, çünkü hangi mallarımız nerede bu konuda her şekilde bilgi alacağız. Bizim tek gelir kaynağımız bu mallarımızdan elde edilen kiralardır, devletten bir kuruş almıyoruz. O yüzden bu malların takip edilebilmesi sistemli bir şekilde bizim için çok önemli” diye konuşan Benter, şunları söyledi:

 

Öncelikle sistem yenilendi

“Muhasebe sistemimiz çok eskiydi, onu değiştirip yeni sisteme geçtik. Arşivlerimizi dijital sisteme aktarmaya başladık ki çalışmak ve incelemek isteyen insanlar bunu rahatça yapabilsin. Kıbrıs’ta bir İngiliz devri ardından başka bir devir geçirdik. Toplum olarak vakıfların ne olduğunu, amaçlarının ne olduğunu unuttuk. Biz de bu değerlerimizi tekrar anlatmayı kendimize misyon edindik. Liselerde ve diğer okullarda amaçlarımızı, faaliyetlerimizi seminerlerle anlatmaya başladık. Bazı vakıfları seçerek takvimler yaptık. Bu takvimleri her okula dağıtıyoruz. Ama bu vakıflarla ilgili gençlerimizi bilinçlendirmek, canlılara değer vermek, ırk din ayrımı yapmaksızın insanlara değer vermek, bu konularda tarihte görülmemiş bir hassasiyet göstermiş atalarımız. Bunu kurulan vakıflardan anlayabiliyoruz. Bakıyorsunuz 300 sene önce Hristiyan esirleri kurtarma vakfı kurulmuş. Düşünün, kışın dağda yaşayan kurtlar aç kalmasınlar diye onlara et kesilip verilmesi ile ilgili bir vakıf kurulmuş. Yani atalarımız herkesi ve herşeyi düşünmüş” diye konuşan İbrahim Benter sözlerine şöyle devam etti:

 

Değerlerimizi çocuklarımıza öğretmeliyiz

“Amacımız bu değerlerimizi gençlerimize öğretmek. Geçen yıl birçok okulu ziyaret ettim bunları anlatıyorum ve çocuklarımız bunu bilmiyor. Ders kitaplarımızda bunlar anlatılmıyor. Bu çok büyük bir eksiklik, çünkü insan tarihinden ders alır ve güç alır. Kendine güveni artar, bizim gibi eğer değerli bir tarihi olup da bilmezse kişide aşağılık kompleksi olur. Bundan dolayı da bizim gelişmemiz, doğru karar vermemiz mümkün olmaz. Okulara gittiğimde bunları anlatıyorum. Şunu söylüyorum, Avrupa hep medeni olmakla övünüyor, sebebi de hayvanları koruyan dernekler kurmuşlar. Ne zaman? En fazla 40 yıl önce. Fakat bizim atalarımız 600 sene önce sokak hayvanlarını korumakla ilgili vakıflar kurmuşlar. Biz bu amaca hizmet etmek amacıyla Karagöz Hacivat oyunu hazırlattık. Her gün 2 okula gidip oyunla gençlerimize bu amaçları anlatıyorlar. Vakıf demek bencil olmamak, fakirleri korumak, hayvanları korumak, karşılık beklemeden yardımda bulunmaktır, bu tip değerleri Karagöz Hacivat oyunuyla çocuklarımıza anlatıyoruz” diye konuşan Benter, aynı şekilde ortaokul seviyesindeki çocuklara eğitim verebilmek için Türkiye Vakıflar İdaresi’nin hazırladığı Vakıf Dede adlı oyuna da değindi.

Vakıf Dede adlı oyun başarılı oldu

Vakıf Dede adlı oyunu bir çok okulda oynattıklarını, vakıfın ne demek olduğunu bilmeyen çocuklara 45 dakikada vakıfın ne demek olduğunu öğrettiklerine işaret eden Benter “Çocuklar hem öğreniyor hem kendileri de çeşitli vakıflar kurmak istiyor. Bir gün oyundan sonra bir çocuğumuza ‘hangi vakfı kurmak istiyorsun?’ diye sorduğumda “Ben savaşlardan dolayı göçmen olan çocukları koruyan vakfı kurmak istiyorum” yanıtı aldığını anlattı.

 

Kendimizi de, çocukları da eğitiyoruz

“Hem kendimizi, hem de çocuklarımızı eğitmeye çalışıyoruz” diye konuşan Benter

“Geçmiş zamanlarda bir çok hatalar yapılmış, vakıf malları peşkeş çekilmiş, biz bunları durdurduk. Artık vakıf malının değeri neyse ona göre kiralıyoruz, çünkü ne kadar gelirleri artırırsak o kadar yaptığımız yardımları artırırız. Ben 2013’te geldiğime hayır fonunda 70 bin TL vardı. Koskoca Vakıflar İdaresi’nin bir yılda yaptığı hayır işi 70 bin TL” diye konuşan Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter “2014 yılında 70 bin’i 700 bine, 2015’te 1 milyona, 2016’da ise 1 buçuk milyona çıkardık. Nedir bunlar? Okullar açıldığında ihtiyaçlı çocuklarımızın üniforma, kırtasiye ihtiyaçlarını karşılıyoruz, ihtiyaçlı gençlerimize üniversitelerde burslar veriyoruz, engelliler bizim için öncelikli, engelli ailelerimizin ihtiyaçları neyse onları karşılıyoruz” dedi.

 

Ortak projeler yürütülüyor

Konuşmasında Sosyal Hizmetler Dairesi ile ortak projeler yürüttüklerini vurgulayan Benter “Yaşlılarımızın evindeki sıkıntıları çözüyoruz. Kültürel faaliyetleri destekliyoruz. Amacımız hayır fonumuzu her sene artırarak katkılarımızı çoğaltmaktır. Yeniden yapılanma projemizde yaptığımız bir çalışmayla KKTC’nin yoksulluk haritasını çıkartmayı hedefliyoruz, bu çalışmanın da sonuna gelmek üzereyiz” şeklinde konuşan Benter şunları söyledi:

 

Atalarımız 2 bin 200 vakıf kurmuş

“Atalarımız 2 bin 200 küsur vakıf kurmuş, bunları da öğrenmek amacıyla arşivde çalışmalar başlattık ki atalarımız hakkında daha geniş çaplı bilgiler edinelim. Osmanlı her gittiği yerde vakıflar kurmuş, bunları incelediğimizde belli bir yüzdesi kadınlar tarafından kurulmuş. Fakat en yüksek oran Kıbrıs’ta. Bu da gösteriyor ki Osmanlı döneminde kadınlar ikinci plana atılmış değil. Çünkü kadın bir vakıf kuruyorsa o vakfın bünyesine binlerce dönüm arsa 30, 40 dükkan, evler katabiliyorsa o kadının güçlü ve söz sahibi bir kadın olduğunu gösterir. Bu da Osmanlı’da kadının ne kadar önemli bir yeri olduğunu gösterir. Bu gibi şeylerin daha da bilinmesi için inceleme çalışmaları başlattık” diye konuşan Benter sözlerine şöyle devam etti:

 

Osmanlı saray yapmadı, vakfetti

“Öğrencilere hep bunu anlatmaya çalışıyorum. Osmanlı İmparatorluğu, Kıbrıs’ı fethettiğinde neden büyük görkemli saraylar yapmadılar diye soruyorum. Paraları da vardı güçleri de vardı neden yapmadılar? Çünkü vakfetiler. Kendi zevkleri için harcamadılar, Allah için vakfettiler ve biz 445 senedir o vakfedilen mallardan faydalanıyoruz. Osmanlı’nın batıyla farkı budur, ellerinde olan gücü toplum için harcamışlardır” diye konuşan Benter, eğitime çok önem verdiklerini, Eğitim Gönülüleri adı altında proje başlattıklarını, adanın her tarafında gençlerin vakıfları canlandırarak projeler yaptıklarını vurgulayan İbrahim Benter, “Ben bu okullara gittiğimde bu vakıfların değerini anlattıktan sonra bu çocuklara bir vakfı canlandırmak için teklif götürüyorum. Eğitim Bakanlığı iyilik gönüllülerinin bir kol faaliyeti olarak sürdürülmesini kabul etmiştir. Diyebilirsiniz ki Ağaçları Canlandırma Vakfı kurmak istiyoruz, biz de Vakıflar İdaresi olarak her türlü maddi desteği verelim, ağaçları da verelim, siz ruhunuzu verip dikin veya etrafınızdaki fakir aileleri tespit edin, biz de size yardım paketleri gönderelim, siz o yardım paketleri ihtiyaçlı ailelere dağıtın. Hayvan barınağı yoksa hayvan barınağı yapalım” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Yani çocuklardan bu vakıfları canlandırmalarını, amaçlarına göre tekrar çalıştırmalarını istiyoruz. Bizim iyilik gönüllüleri de bunu yapıyorlar, görevleri yaşatarak vakıfları öğretmek”

 

KAYNAK: Hakikat Gazetesi 01/02/2017

Haberlere Geri Dön

Anasayfa