Modern Tıbbın Babası, İbn-i Sina: Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.

Orta Çağ Batı dünyasında modern bilimin kurucularından kabul edilen İbn-i Sina, henüz 21 yaşındayken dünyanın en büyük hekimlerinden biri haline gelmişti.

Yaşadığı dönemin çok ötesinde çalışmalara imza atmış olan bilim insanı, 980 yılında Özbekistan'da doğmuştur. Çalışma ve fikirleri bugün dahi tartışmasız olarak tüm dünyada kabul görmektedir.

Batı'da insan vücudunun incelenmesinin kilise tarafından günah kabul edildiği Orta Çağ döneminde, Kuran'ın ‘inceleyin, araştırın‘ emrine uyan müslümanlar, insan vücudunun anatomisini ve fizyolojisini çok yüksek seviyelerde öğrenmişti. İbn-i Sina ise işte bu isimlerin öncüsü konumundadır.

İbn-i Sina, kanın gıda taşıyan sıvı olduğunu keşfeden kişi oldu. Büyük ve küçük kan dolaşımlarından, kalbin karın ve kapakçık sisteminden söz etti. Mikroskopun olmadığı bir dönemde mikropların varlığına değinerek kimi hastalıkların bulaşma nedeninin gözle görülmeyen yaratıklar olabileceğini ileri sürdü.

Batı dünyasında “Avicenna” adıyla tanındı. El-Kanun fi’t-Tıb yani Tıp Kanunu isimli beş kitaptan oluşan eserinin Arapça’dan Latince’ye 10 çevirisi yapıldı. Bu ansiklopedik kitap Batı üniversitelerinde 400 yıl boyunca temel eser olarak okutuldu. “Hekimlerin Öncüsü” olarak nitelendirildi, “Büyük Üstad” ifadesiyle."

Cannon of Medicine orarak bilinen kitap, Londra'da bulunan The British Museum'da görülebilir.

Hekimliğinin yanında filozof, fizikçi, astronom ve yazar olan İbn-i Sina, "Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka" ifadeleriyle bilimin önemine dikkat çekmektedir.

10.11.2021

haber1347


Anasayfa

Haberlere Geri Dön