Misafirhane Yaptıran Vakıf.

“Vasiyetnamesi”yle meşhur İslam alimi Birgivi’nin memleketi Birgi kazasında, gün yeni doğarken medresenin kapısı açıldı.

İlmiyle maruf Müftü Arif Mehmed Efendi, sabah namazından sonra medresenin bahçesinde temiz hava alıyordu. Karşısında yorgun iki insan görünce onları buyur edip yer gösterdi:

-Sabahın bu vaktinde hoş safa geldiniz ama şaşırdık doğrusu, geceyi nerede geçirdiniz?

-Efendim, ilim için yola çıktık biz. Amaç bu olunca, geri kalan hiçbir şey önemli değildir.

-Allah gayretinizi artırsın. Lakin onca yolu gece gündüz gelirken nerede geceleyip nerde yattınız merak ettim.

Babası “önemli değil” der gibi boynunu bükerken, yanındaki küçük Mehmet, çocukça bir cevap verdi;

-Atımızı bağlayıp çeşme başlarındaki söğütlüklerin gölgesinde uyuduk

-Öyle mi? Baban da uyudu mu?

-Ben uyudum efendim. Sabah uyandığımda baktım, babam uyumamıştı.

Güldüler çocuğun bu safiyane cevabına. Medrese talebesi olacak yavrunun saçlarını okşayan Müftü Efendi görevlileri çağırdı:

-Evladım, misafirlerimizi derhal istirahat için içeri alın. Dinlensinler. Bilahare küçük hafızın medreseye kaydını yaptırınız.

Sonra görevlilere sordu:

-Buraya bu şekilde gelen başka kimseler de oluyor mu?

-Oluyor efendim.

-Allah’ın yolcu kurallarına kolaylık olsun diye üç yere köprü yaptırmıştık elhamdülillah. Şimdi demek ki uygun bir yere bir de misafirhane yaptırma vaktidir. Lakin bu hizmetin kurumsallaşması için vakıf kurmak gerekiyor…

Müftü Arif Mehmed Efendi 1673 yılında kendi adıyla da anılan vakfını kurdu.

Vakıf gelen geçen insanlar için misafirhaneler yaptırdı; ayrıca bunların ve köprülerin tadilat ve tamiratının ila nihaye aksatılmamasını da şart koştu ki hizmeti sürekli olsun…

07.10.2021

haber1315


Anasayfa

Haberlere Geri Dön