İlim kitapları Bağışlayan Vakıf.

Çıldır valiliğinden azledildikten sonra yeniden eski vazifesine tayin edilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyordu Ahmet Paşa. Kırgınlığının telafisi onu çok mutlu etmişe benziyordu. Bu kez görevde kalış süresi uzun yılları bulacaktı. Bu süre içerisinde Çıldır’da önemli hizmetlerde bulunan Paşa, bir gün huzuruna gelen bir ilim ehline (müderris) elindeki Tuhfetü’l- Ebrar (Yeni Bilinenler) isimli kitabı verirken ilim adamıyla aralarında şu konuşma geçti:

-Ben ki burada yıllardan beri devletimin valisi olarak halka hizmet etmekle vakit geçirdim. Siz ise hep ilimle hemhal oldunuz. İnsanları yetiştirmeye kendinizi adadınız.

-Estağfirullah Paşa hazretleri. Siz olmasanız bu Moskof tehlikesine rağmen Çıldır ilimizde bu Ahıska nahiyesinde huzur ve sükun içinde oturabilir miydik?

-İlim öğrenmek ve öğretmek her türlü övgüye layıktır. Derim ki bu bilgeliğinizle bana da bir tavsiyede bulunasınız.

-Ne gibi?

-Dünya için yapılan dünyada kalır, ardımızdan Fatiha gönderilmesine sebep olabilecek bir eser…

Paşanın elinden o Nadide kitabı alan müderris dedi ki:

-Bakın elinize geçen birbirinden kıymetli eserleri, çağırıp bizlere hediye ediyorsunuz. Bu işi, şanınıza yakışır bir kütüphane yaptırıp kitapları oraya bağışlamak suretiyle yaparsanız hem biz hem siz amacımıza kavuşmuş oluruz.

-Bir kütüphane ha…

-Evet Vali hazretleri.

Meşhur İshak Paşa’nın oğlu Vali Ahmed Paşa hiç beklemeden derhal bir vakıf kurulması için talimatını verdi.

Ahıska’da cami, okul, kervansaray gibi yapılara ek olarak medresenin yanına, hem bir lojman hem bir kütüphane yapılmasını; ayrıca nerede ne kadar ilmî eser var ise satın alınıp bu kütüphaneye bağışlanmasını vakfın şartı olarak yazdırdı.

İlk bağışı da kendisi yaptı. Bağışladığı eserler arasında Kitab-ı Maani (Manalar Kitabı), Kitab-ı Mantık (Mantık Kitabı), Fenn-i Hikmet (Hikmet İlmi), Kitab-ı Lugat (Sözlük), Tuhfetü’l-Ebrar, Tuhfetü’l-Mülük gibi çok kıymetli kitaplar vardı.

29.08.2021

haber1281


Anasayfa

Haberlere Geri Dön