Tarihi Eserlerin İç Tasarım ve Temizliğine Özen Gösteren Vakıf.

Köprülüzade lakabıyla anılıyordu. Van, Diyarbakır ve çevresinden sorumlu duyarlı bir Osmanlı valisiydi.

Kim miydi bu vali?

Abdullah Paşa bin Mustafa Paşa.

Şehirde hiç boş durmaz, çoğu vakit tebdil-i kıyafet ederek, yani kendini resmi kıyafetle göstermeden şehrin her tarafını gezer, vatandaşların durumunu takip ederdi. Şehirde bir aksaklık varsa hemen giderilmesi için talimatlar yağdırırdı. Yine bir gün Diyarbakır’da ibadet için girdiği bir caminin bahçesinde bulunan türbeyi ziyaret etmek istedi. İçeri girdiğinde durumun hiç de hoş olmadığını fark etti. Rutubetten boyalar dökülmüş, duvarlar küf bağlamıştı. Kandillikler is pas içindeydi. Türbenin duvarını çevreleyen demir parmaklıklar çürümeye yüz tutmuştu.

Maiyetindekilere döndü:

-Bu mübarek yerin bakıcısı kimdir? Müdavimi yok mudur? Kimler ilgilenir bu yerlerle?

-Vali hazretleri; bunlar için bakım yaptıramaz olduk; bütçede biraz sıkıntı var.

-Niçin vilayete gelinmez? Niçin bir tedbir istenmez?

Sonra civarı incelemeye devam etti; türbeden başka hafızların okuduğu mektep ve yakınındaki duvarların demirleri de tamir ister haldeydi... Caminin iç tezyinatı da bozulmuştu.

Mustafa Paşa, bu tarihi külliyeden üzüntüyle ayrılırken ecdad yadigarı eserlerin iç ve dış tasarımlarının bozulmaması için sürekli bakım ve onarım yapacak bir vakıf kurmak lazım geldiğine karar verdi...

Diyarbakır’da bir vakıf kurdurdu. Vakfın senedine de şu şartları yazdırdı:

“... Tarihi eserlerin boya icap eden kısımları her sene boyana. Tamir gerekiyorsa tamir oluna. Tezyinatı bozulan yerlerin tezyinatı ustaca yenilene. Paslanan, islenen parçalar silindikten sonra yağlana. Ayrıca bu eserlerin civarında bulunan ve halkın kullandığı yollar aslına uygun şekilde ve güzellikte tamir oluna...”

28.07.2021

haber1256


Anasayfa

Haberlere Geri Dön