Kaldırımları Tamir Eden Vakıf.

Bir İstanbul hanımefendisiydi. Öyle kibar konuşuyordu ki, muhatabının onun sözünü kesmesi düşünülmezdi.

-Yetkili bir beyefendi ile görüşecektim.

-Tabii efendim. Siz istirahat buyurun, biz hemen haber verelim.

Belediyenin “Beyaz Masa” sındaki kadın hemen amirine haber verdi. Bu yaşlı hanımefendinin buraya kadar gelmesinin sebebi ne olabilirdi ki? Hanımefendi, mahallesindeki belediye hizmetinden şikayetçiydi:

-Her hizmeti getiriyorsunuz. Teşekkür ederiz. Lakin başka semtlerin kaldırımını yenilediğiniz halde, bizim mahallenin kaldırımlarını yenilemediniz?

Yetkili, hemen o bölgenin sorumlusuyla irtibat kurdu. Gerçekten o bölgede kaldırım çalışması yapılmamıştı. Ama neden? Bunun sebebini telefondaki ilgili söyle naklediyordu:

-Efendim, hanımefendinin bahsettiği mahalledeki kaldırımlar Cumhuriyetten önceki dönemde bir vakıf tarafından yaptırılmış ve çok kıymetli bir işçilik uygulanmış. O bakımdan belediyemiz o mahalledeki kaldırımları tarihi eser statüsünde koruma altına almıştır.

Hanımefendinin de duyabileceği şekilde sordu amir:

-Ne vakfıymış bu?

-Bizdeki kayıtlara göre 1845 yılında Mehmed Esad Efendi bin Ahmed Efendi isimli Nakibu’l-Eşraf zat bu bölgede kaldırım yapılması ve yapılmış olanların bakımı için bir vakıf kurmuş.

-Nakibu’l Eşraf mı? O da ne demek?

-Efendim, Osmanlılar zamanında Peygamberimizin soyundan gelenlerin doğum ve vefat kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen kurumlar vardı. O kurumların idarecisine deniliyor.

-Peki anladım. Verdiğin bilgi için teşekkür ederim.

Görevliden gelen açıklamayı kendisine aktaran amirle göz göze geldi. Yaşadığı mahalledeki kaldırımların aslında tarihi eser olduğunu öğrenmişti. Yüzünde tatlı bir tebessüm birikti:

-Tamam, anladım efendim. İyi ki dokunmamışsınız. Bizim kaldırımlarımız öyle kalsın...

14.07.2021

haber1244


Anasayfa

Haberlere Geri Dön