Tarım Alanlarını Islah Eden Vakıf.

Derviş meşrep olduklarından olsa gerek, Ali Çelebi’nin diğer oğulları, bahçeleri kendi haline bırakıp münzevi yaşarlardı. Buralarda kendi halinde yetişen meyve ve sebzeyi de fakir fukaraya Allah rızası için dağıtırlardı... Ama diğer kardeşleri Mehmet farklıydı. O, değişik bir kurumsallaşmaya gitti ...

İznik’te bir vakıf kurdu. Bu vakıf, babadan kalan onca baş ve bahçenin elden çıkarılıp bir amaca hizmet etmesi için değildi. Vakıf senedini okuyup inceleyen yetkililer sordular Mehmet Ağa’ya:

-Sen bu vakfı, hayırda bulunmak için kurmuyorsun ki?

-Evet.

-E o vakit niçin kuruyorsun?

-Malımızı mülkümüzü korumak için... Tuhaf da gelse vakıf senedini imzaladılar.

Orada şöyle yazıyordu: “... Bahçelerin bellenip gübrelenmesi, yaz mevsiminde dört defa ekim ve dikimlerinin yapılması, ağaçların bakımı ve yok olanların yerlerine yenilerinin dikilmesi vs. yerine getirile. “

Kendisi hayatta iken bu işleyişe bizzat nezaret etti. Elde edilen sebze ve meyveleri arabalarla şehre ulaştırırken, bulunduğu bölgede insanlara hediye edilenin de haddi hesabı yoktu. Bağ bahçe kendi haline bırakılmışken dağıtılan meyve ve sebzelerden kat ve kat fazlaydı.

Mehmet Ağa özel mülkünü kendisinden sonra da koruma altına alma bakımından bir ilke imza atmıştı. Bu vakıf sonrası, bağ ve bahçelerdeki meyve ve sebze üretiminde dört beş kat artış gerçekleşmiş, bölge ekonomisi hareketlenmişti... Böylece tarımsal alanların ıslah edilip korunmasının ne derece önemli olduğu hemşehrilerince de anlaşılmış oldu.

17.05.2021

haber1188

 


Anasayfa

Haberlere Geri Dön