Sakız Ağacı Diken Vakıf.

Makam odasında derin düşüncelere dalmıştı... sonra kafasını kaldırdı, yaverini çağırdı ve talimatını verdi:

-Bana bir vakıf senedi hazırlatın!

-Emriniz başım üstüne Paşam. Muhtevası ne olacak?

-Sakız adasındaki bağ, bahçe, çamlık ve çiftlik arazilerim vakfedilecek. Buralara sakız ağacı dikilecek, su yolları açılacak...

-Emredersiniz Paşa hazretleri

-Bak evlat! Yüzündeki meraklı ifadeden anlıyorum. Böyle kıymetli arazileri, niçin ve ne kadar kolay vakfettiğimi merak ediyorsun değil mi? Memleketin hali belli, düşman aman vermiyor. Fırsat kolluyor. Eğer bu yerleri vakfetmez de ölürsek buraları işgal edildiğinde bu araziler de onların olur. Vakıf malına ise Allah’ın izniyle kimse dokunamaz. Şimdi anladın mı?

Böylece Salih Paşa, Sakız Adasında kurduğu vakıf marifetiyle: yeni su yollarının yapımına ilaveten vakıf arazilerine çok sayıda sakız ağacı diktirerek mülkün değerlenmesini ve korunmasını sağlamıştı. Yıllar geçti aradan... Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya savaşıyla parçalandı. Türkiye’nin yanı başındaki adalar Yunanistan’a bırakıldı. Ve bugün maalesef Sakız Adası’nda bu Osmanlı Paşasının vakfından da eser kalmamıştır. Günümüzde dünya sakız ticareti, yalnız Yunanistan’ın tekelindedir. Sakız adas’ının (Chios) sakız ağacından geliri büyüktür. Bu ağacın reçinesi gıda ve kimya endüstrisinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Dünya sakız ağacının yetişebildiği ikinci önemli merkez ise Çeşme’dir ve 1993 yılından beri Sakız Ağacı’nın geliştirilmesi için valilik, Kaymakamlık ve Ege Orman ve Araştırma Grubu çalışma yapmaktadır.

Nedense bir adım ileri gidilememiştir. Galiba bu çeşmelilerin bu büyük nimeti değerlendirmede istekli olmaları gerekiyor...

01.05.2021

haber1174


Anasayfa

Haberlere Geri Dön