İflas Eden Tüccarlara Yardım Eden Vakıf.

Sultan 2. Mahmud’un son dönemleriydi... Avrupa’daki yenileşme hareketleri ve dünyadaki ekonomik çalkantılar sebebiyle Osmanlı’da ticaret erbabı zor durumdaydı. Çarşıda pazarda dolaşıp insanların dertlerini dinleyen Padişah, sıkıntıdan kurtulmanın bir çarelerini arıyordu.

Çare arayan biri daha vardı: Eski Kile Nazırı ve Padişah’ın silahşörü Mustafa Ağa ... Odasında burma bıyıklarını çekiştirerek bir aşağı bir yukarı düşünceli düşünceli gidip geliyordu Mustafa Ağa...

“ Bir çare bulmalıyız “ diyordu ... “ Böyle giderse, tüccar birer birer hapse girecek...”

İçeri giren yardımcısı:

⁃ Efendim, yeni bir haber daha geldi. Bayezid tüccarlarından üç kimsenin daha işleri tepetaklak olmuş. Borçlarının ödeyemedikleri için hapse gönderilmişler...

⁃ Ne yapacağız peki ?

⁃ Siz daha iyisini bilirsiniz efendim...

⁃ Ben bir silahşörüm evladım. Elimden ne gelir ki?

⁃ Bu kapalı çarşı esnafı sizi tanır, bilir. Bir vakıf kursak efendim. İmkanı olanların katkısıyla...

⁃ Eee? Nasıl olacak o iş?

⁃ İflas edip borcu sebebiyle hapse düşen tüccarın borcunu öder bu vakıf.

ve o kimsenin hapisten çıkmasını sebep olur. Ne kadar kurtarırsak...

⁃ Hmm.. iyi düşündün bunu... Ver benim paltomu...

Bu konuşmanın ardından Mustafa Ağa oğlu Mustafa Ağa, elinin erdiği sözünün geçtiği ne kadar zengin iş adamı varsa hepsini tek tek dolaştı. Onların katkısını istedi. Ve bugünkü anlamda bir “ iş adamları birliği” sayılabilecek vakıf, Mustafa Ağa öncülüğünde kurulmuş oldu. Böylece o devirde ticaret erbabı, dış borçlar yüzünden zor durumda olan devletin imdadına yetişmese de kendi kendinin imdadına yetişmiş oldu.

17.02.2021

haber1093


Anasayfa

Haberlere Geri Dön