Göz Hastalıkları İçin İlaç Hazırlayan Vakıf

İbrahim Ağa üç günden beridir gözünü açamıyordu.

Çevresindeki hekimlerin hazırladığı ilaçlar fayda vermemişti.

O yıllarda ilaçlar, hekimlerin kendileri tarafından hazırlanırdı.

Bir hekim, İbrahim Ağa'nın konağına geldi.

-Efendinin gözünden rahatsız olduğunu duydum. Şifa Allah'tandır. Bir görmek ve kendisine ilaç hazırlamak isterim.

-Tabip misiniz?

-Evet.

Birkaç dakika sonra kapıdaki görevli yeniden geldi:

-Buyrun, hasta sizi bekliyor.

Görevli önde, elinde kocaman çantasıyla tabip arkada, hastanın yanına vardılar.

İbrahim Ağa'nın gözünü etraflıca inceleyen hekim, rahatsızlığın sebebini teşhis etmiş, gereken ilacı da kafasında canlandırmıştı.

İlacı hazırlayıp geleceğini bildirerek izin istedi.

İki gün sonra hekim yine kapıdaydı. Bu sefer hiç bekletmeden içeri aldılar.

İşinde uzman olan hekim, hazırladığı ilacı kendi elleriyle hastanın gözüne uyguladı.

-Bu şekilde bir hafta süreyle uygulamaya devam edilecek. Allah'ın izniyle şifa bulacağını ümit ederim, dedi.

Gerçekten de İbrahim Ağa'nın gözü, ikinci günden itibaren rahatlamaya başlamıştı.

Bir hafta sonra da tamamen iyileştiğini sevinerek gördüler.

Ağa daha o gün kararını verdi.

Demişti ki:

"Eğer iyileşirsem, ben de gözümün şükrünü eda edebilmek için mal varlığımın bir kısmını ayırıp bu ilacı ve benzeri ilaçları hazırlayan bu hekimin emrine veririm. Gözünden hasta olanlara ilaçlar hazırlanmasını ve bu işin bir vakıf marifeti ile sürdürülmesini şart eylerim."

İyileştiğinde bu dileği aklına geldi. İstanbul'da H. 1158 - M. 1745 senesinde bu vakfı kurdu.

Vakıf senedinde, "göz hastaları için hazırlanacak ilaçlar için söz konusu gelirden her gün üç akçe verile" diye devam eden cümleler şartname olarak bulunmaktaydı.

13.01.2021

haber1067


Anasayfa

Haberlere Geri Dön