Benter: Evkaf mal varlığı gasp edildi. Vakıfların hakkı yenmemeli.

Maraş’ın bir kısmının ziyarete açılması ve ‘Rum sahiplerine iade edilecek’ söylemleri ile ilgili uzun süredir suskunluğunu koruyan Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter, Özgür Gazete’ye konuştu:

“VAKIFLARIN HAKKI YENMEMELİ”

Benter, “Rumlar, İngilizler ve Türkler, herkes Kapalı Maraş’ın 3 vâkıfa ait olduğunu ve 300 yıl vakıfların kontrolünde kullanıldığını ve topluma faydalı işler yapıldığını kabul ediyor” dedi

“Hayal edilmesi imkânsız olaylar, İngiliz İdaresi döneminde yüzlerce defa yapıldı”

haber1025-1

Bir hikâye ile tarihe örnek vermek istediğini söyleyen Benter, “Biraz hayal gücümüzü çalıştıralım” dedi.
Benter: Kanserli çocukları tedavi etmek için bir vakıf kurulmuş ve 100 dönüm arazi ve 10 tane dükkân bağışlanarak bu kurulan vakfın mülkiyetine geçirilmiş. Bu arazinin ve dükkânların kira geliriyle kanserli çocukların ihtiyaçları karşılansın diye vakfiye yazılmış.

Birileri bir yolunu bularak bu arazinin ve dükkânların mülkiyetini vakıf olmaktan çıkararak bir kişinin üzerine geçirmiş. Bu malları alan kimse zengin olmuş.

haber1025-2

Böyle insanlığa uymayan bir olay yaşansa, eminim herkes feryat ederek düzeltilmesi için elinden geleni yapacak. Belki protestolar mitingler yapılacak. Yapılanlar duyulunca malları alan kimse ve ailesi insan içine çıkmaktan utanacak. Hayal edilmesi imkânsız olaylar, İngiliz İdaresi döneminde yüzlerce defa yapıldı

“Bu insanlık dışı bir şeydir”

Bu işin hukuki boyutu olduğu kadar insanı boyutu da olduğunu söyleyen Benter, “Maraş’ta bir zengin adam gücünü kullanarak 100 dönüm arazi alacak, bir otel daha yapacak, daha da zengin olacak.

Ama Vakıfların kira gelirleri sayesinde baktığı yüzlerce yetim çocuklar var. Onlar ne olacak, onu takan yok. Bu insanlık dışı bir şeydir” dedi.

“Utanma arlanma yok”

İngiliz idaresinde, elinde hiçbir gücü olmayan Kıbrıs Türkünün, defalarca sokaklarda mitingler yaparak yapılan insanlık dışı işlemleri protesto ettiğini ama yanlışların düzeltilmesine gücü yetmediğini ileri süren Benter, “Toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için vakfedilmiş mallar kişileri veya kiliseyi zengin etmek için gasp edildi” dedi.

İlginç olanın, zengin olan kimselerin, insan içine çıkmaya utanacakları yerde, bağıra bağıra bu vakıf mallarının kendilerinin olduğunu iddia etmesi olduğunu söyleyen Benter, “Evet, eskiden vakıf malıydı ama şimdi benim malımdır diyebiliyorlar. Utanma arlanma yok bunlarda” dedi

“İngilizler, çeşitli oyunlarla Vakıf mallarını Rum kilisesinin üzerine geçirdi”

İngilizlerin, 1878’de Kıbrıs’ın idaresini Osmanlı’dan alırken, Kıbrıs’taki dini vasfı olan kurumların idarelerine karışmayacağına dair imza attığını söyleyen Benter, buna göre de Rum Kilisesine ait malların idaresine hiç karışmadığını ama Türk Müslüman vakıf mallarının idaresini kendi atadığı kişilerle yönettiğini söyledi.

Benter, 1878’den 1956’ya kadar İngiliz İdaresindeki vakıf mallarının sistematik bir şekilde, birçok hukuk oyunları oynanarak kişilerin ve Rum kilisesinin üzerine geçirildiğini öne sürdü.

Benter, “Hâlbuki 1878’de adanın idaresini devralırken ve 1923 Lozan Antlaşması’nda İngilizler vakıf mallarının vakıf kanunlarına göre idare edeceklerine dair imza attılar. Vakıf kanunlarına göre vakıf malları kesinlikle vakıf malı olmaktan çıkarılamaz ve başkalarının üzerine geçirilemez” dedi.

“Evkaf mal varlığı gasp edildi”

Yıllarca Türk toplumunun yaptığı protestolara, İngiliz İdaresinin kulaklarını kapattığını ve vakıf mallarının gasp edilmesini organize ettiğini iddia eden Benter, “Adanın en zengin mülkiyet sahibi olan Evkaf mal varlığı gasp edilerek basit güçsüz bir devlet dairesi haline getirildi” dedi

haber1025-3

Amacın, o zaman Türk toplumunun en önemli güç kaynağını zayıflatmak ve dolayısıyla fakir ve eğitimsiz kalmış bir Türk toplumu yaratmak olduğunu söyleyen Benter, “Bunu başardılar. Diğer taraftan çok güçlü bir Rum kilisesi yaratmak istediler ve bunu da başardılar.

Kilise adanın en zengin mülkiyet sahibi oldu. Hatta kilisenin başındaki adam kurulan yeni devletin başına geçti” dedi.

Benter, “Belgeler, kapalı Maraş’ın 300 yıl boyunca vakıf arazisi olduğunu ispat ediyor. Tüm dünyada vakıf malı sonsuza kadar vakfındır, devredilemez” dedi

“Vakıf kanunları ve uluslararası hukuka göre bir vakıf malı sonsuza kadar vakfındır” diyen Benter, kilisenin ve İngilizlerin buna karşı çıkarak ‘devredilebilir’ iddiasında olduklarını söyledi.

Benter, İngilizlerin, atadıkları kişilerle vakıf mallarını başkalarına devrettiklerini ileri sürdü.

“Kapalı Maraş sizin ise niçin Evkaf’a kira ödediniz?”

Belgelerin, Kapalı Maraş dâhil vakıf arazileri için 1944 yılından 1960 yılına kadar İngilizlerin, sonrasında da Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde de 1963 yılına kadar Evkaf’a kira ödediklerini gösterdiğini söyleyen Benter, 1963 olayları çıkınca kira ödemelerinin durduğunu belirtti.

Benter, “Bu kira ödemelerini gösteren belgeler var. Biz de soruyoruz; Kapalı Maraş vakıf malı değilse niçin niye Evkaf’a kira ödediniz?” dedi.

“Mağusa Kaza Mahkemesi Maraş’ın tamamen Evkaf’a ait olduğu kararını verdi”

Benter, şöyle devam etti:
“Bunların hepsinden daha acayip olan nedir bilir misiniz? 1990’lı yıllarda Mağusa Kaza Tapu Dairesine ait İngiliz Tapu kütükleri Maraş’ta bir binanın deposunda bulundu.

Bu İngiliz tapu kütükleri incelendiğinde Maraş’ın Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakfına ait olduğu belirlendi.

Mağusa Kaza Mahkemesi Maraş’ın tamamen Evkaf’a ait olduğu kararını verdi. Bu karar daha sonra Yüksek Mahkememizin tarafından onaylandı.

Peki, acayip olan nedir? Acayip olan bu kararların uygulanmasına karşı çıkanların arasında zamanında İngilizleri protesto eden Kıbrıslı Türklerin torunları da var.

Hâlbuki bir devletin mahkemelerinin aldığı kararlar herkesi ve tüm devlet idari organlarını bağlar”

“Maraş açılımı”

Benter , son dönemde yapılan Maraş açılımı ile ilgili, “Bizim siyasetle ilgimiz yok. Devletin kararlarına uymamız lazım. Ama devlet karar alırsa, Vakıfların da hakkı yenmemeli” dedi.

Maraş’ın açılmasına dair olumlu bir yaklaşım da olduklarını ama bunun ne getireceğini bilemediklerini ifade eden Benter, kendisinin tek isteğinin Vakıfların hakkının yenmemesi olduğunu yineledi.

Neler olmuştu?

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Vakıflar İdaresi’nin, ‘Maraş Vakıf Malıdır’ söylemine destek vermiş, ardından TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla, Maraş’ın bir kısmını ziyarete açarak, ‘Maraş’ı Rum sahiplerine iade edeceğiz’ diyerek söylem değiştirmişti

KAYNAK: Özgür Gazete – 03.12.2020

 


Anasayfa

Haberlere Geri Dön