Leylek hastanesi (Gurabahane-i Laklakan)

Kalpleri sevgi ve şefkatle dolu atalarımız, insanların ihtiyaçlarını görüp gözettikleri gibi, hastalanan kuşların, dağda aç kalan kurtların, yaralanan atların da hizmetlerine koşmuşlar, onların tedavisi, beslenmesi ve nesillerinin devamı için çeşitli vakıflar kurmuşlardır.

Cami, medrese, mektep, saray gibi her türlü yapının bol güneş alan ve rüzgâr vurmayan cephelerinin ulaşılamayacak yüksekliklerine “Kuş Köşkü” veya “Kuş Sarayı” da denilen kuş evleri yerleştirmişler, mezarlarındaki mermer sandukaların yanına yağmur suyu birikip kuşların içmesi için küçük tekneler yapmışlardır.

Mesela; Bursa’da “Gurabâhâne-i Lâklâkan” denilen Leylek Hastanesi yeryüzü tarihinde eşsiz bir müessesedir. Leylekler, güvercinler, serçeler, kırlangıçlar, kovulma tehlikesine asla mâruz kalmaksızın, istediği Türk evinin üzerinde yuvasını yapabilirlerdi. Eski evlerin mimarisi de bu güzel hizmete uygundu zaten. Özellikle İstanbul?da olmak üzere, sayıları azalsa da hala kuş evleri bulunmaktadır.

Tarihi bir yapının yanından geçerken bunları görebiliriz. İzmir Ödemiş’te Mürselli İbrahim Ağa tarafından kurulan vakıf da, atalarımızın inceliğini, sevgisini göstermesi bakımından önemlidir. Türkülerimizde, ninnilerimizde, masallarımızda, atasözlerimizde ve daha birçok yerde konu olan leyleklerimiz için İzmir Ödemiş’te Mürselli İbrahim Ağa’nın kurmuş olduğu vakfın hizmetleri arasında leyleklerin beslenmesi için senelik 100 kuruş para ayrılmasını istemiştir.

06.10.2020

haber969


Anasayfa

Haberlere Geri Dön